Aile Planlaması Makalesi

Aile planlaması, çiftlerin istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları demektir. Aile planlamasının esas amacı, kişileri bilgilendirmek ve bilinçlendirmektir. Bu bilgi ve bilinç anne, çocuk ve aile sağlığının korunmasında büyük rol oynamaktadır.

Ülkemizde, aile planlaması eksikliğinden, bilgisizlikten, bilinçsizlikten, kültürel baskılardan ve diğer faktörlerden dolayı istenmeyen hamilelikler yaşanmakta ve bu hamileliklerden çoğu da ilkel araç ve yöntemlerle kişinin kendisi tarafından sona erdirilmeye çalışmaktadır. Kullanılan ilkel yöntemler çoğu zaman annenin sakat kalmasına veya ölmesine dahi neden olabilmektedir.

Aile planlamasının birinci unsuru istenilen sayıda çocuk sahibi olmaktır. Burada ki önemli nokta, istenilen çocuk sayısını kontrol altında tutabilmektir, bu da aile planlama metodları ile sağlanmaktadır.

Bu metodlar kısaca şöyle sıralanabilir;

Rahim içi araçları
Doğum kontrol hapları
Kısırlaştırma
Prezervatif
Köpüren tablet ve fitiller
Takvim yöntemi
Geri çekme

Bu metodlar ile ilgili, olumlu, olumsuz yönler, koruma yüzdeleri ve dikkat edilecek noktalar EK1 de görülebilir.

Türkiye’de aile planlaması ve anne-çocuk sağlığı ile ilgili, uzun senelerdir, çalışmalar yapan dernek ve kuruluşlar vardır. Türkiye Aile Planlaması Derneği, Türkiye Aile Planlaması Vakfı, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı bunlardan bazılarıdır.

Türkiye deki nüfus artışı, istenmeyen hamilelikler ve bunlardan kaynaklanan ölüm istatistiklerine baktığımız zaman, aile planlama dernek ve kuruluşlarının ne kadar başarılı olduğu konusunda tartışabiliriz.

Aile planlamasında ki başarı, öncelikle bu olayın halk tarafından benimsenmesi ile başlar. Halkın bu olayı benimsemesi içinde bu kuruluşların hizmetlerini Türkiye’nin her köşesine, belli bir standart içinde götürmesi gerekmektedir.

Aile planlaması ile ilgili hizmetler konu ile ilgili dernek ve kuruluşlarca değişik şekilde verilmektedir.

Yerel hastane ve sağlık ocakları ile yapılan çalışmalarla, hizmetler daha kalıcı hale getirilmiştir. Mobil klinikler ile sağlık ocağı bile olmayan köylere kadar gidilmiştir. Konu ile ilgili yayın, film ve video geliştirerek dağıtımı yapılmıştır. Erkeklere askerde ve kahvelerde aile planlaması ve cinsel sağlık eğitimleri verilmiştir. Aile planlaması dernek ve kurumları ile iş yerleri arasında yapılan ortak çalışmalar sonucu işçilere seminerler verilmiştir. Belli kitlelerle bağlantıları olan öğretmen, muhtar, din adamı gibi kişiler bilgilendirilmiş ve bu kişilerin kitlelerine aktarmaları sağlanmıştır.

Her şeyde olduğu gibi, bir hizmetin de verilebilmesinin bir bedeli vardır ve hizmetin niteliği, kapsamı bütçeye bağlıdır. Bugün aile planlamasını nüfus kontrolü zanneden geniş bir çevre, kadın, çocuk ve aile sağlığını göz ardı etmektedir. Bu yaklaşım, konu için yaratılabilecek maddi ve manevi desteğin sağlanmasını güçlendirmektedir,

Türkiye’deki hızlı değişim, gençleri, aile planlaması ve cinsel eğitim konusunda daha bilgili ve duyarlı olmaya itmiştir. Hızlı değişimin yanı sıra dünyamızda var olan kaynaklarının kısıtlı olması ve bu kısıtlı kaynaklarında israflıca kullanımı gelecekte nüfus artış hızını, yani aile planlamasını sağlayamamış ülkelerin sosyal ve ekonomik yapılarını zayıflatacak ve onları güçsüz bir ülke haline getirecektir.