BURÇLAR

Bu kampta herkes birbiriyle daha yeni tanışıyor ve bazı sorular bu tanışmaların alışılagelmiş başlangıcını oluşturuyor:

- Adın ne?

- Hangi okuldansın?
- Kaçlısın?
- Nereden adaysın?

ama ben, sorular paketime bunlardan daha farklı birini ekledim. Sözlüde kavanozdan çektiğim küçük kağıt parçası sayesinde ilgilenmeye başladığım bir konu: BURÇLAR.
Bu kelimeyi ilk okuduğumda konunun gayet rahat hazırlanabilecek bir konuşma olabileceğini sanmış ve bu rahatlıkla sözlü odasının kapısından büyük bir mutlulukla çıkmıştım. Ne yazık ki bu mutluluğum fazla uzun sürmedi. Aldığım bir burçlar kitabında okuduklarım, bana bu konunun ne kadar detaylı ve kapsamlı olduğunu gösterdi. Hatta işin doğrusu beni birazda korkuttu: Yükselen burçlar, doğum sırasında gezegen ve aydınlatıcıların konumları ( Güneş ve Ay ), doğum haritası, yıldız evleri, kesim dereceleri ve bütün bu faktörlerin birleşmesinden oluşan sentez sanatı…

Ben şimdi size, bu terimler yerine, sadece burçlardan ve üzerimizdeki etkilerinden bahsetmek istiyorum. Burçlar; insanların doğdukları gün ve saatte, Güneşin evrendeki konumuna göre belirlenen 12 devrenin adıdır.

Aranızda kararlı ve kesin çizgili yüzleri, belirgin kaşları, dar köprülü burunları, geniş omuzları ve yürürken hafifçe öne eğik gövdeleri olanlar var mı? İşte bunlar, tipik koçlardır. 21 Mart – 20 Nisan arası doğan koçlar, nerede haksızlık olduğunu hissetseler orada savaşa girerler. Fikirlerini yüksek sesle söylemekten hiç çekinmezler. İçten ve dürüsttürler. Onlar, burçlar aleminin bebekleridir. Dünyayla sadece kendileriyle ilgili olduğun için ilgilenirler.

Charles Chaplin, Marlon Brando, Vincent Van Gogh ve Harry Houdini de koç burcundadırlar.

21 Nisan – 21 Mayıs arasında doğan boğaların ise genellikle küçük kulakları, dökülmemişse eğer, alınlarının tam ortasına düşen bir tutam saçları ve adeleliden tombula kadar değişen iri yapıları vardır. Genellikle dengeli, kontrollü insanlardır. Beyinleri şimşek gibi çalışır ama kararlarını yavaş ve dikkatli verirler. Karşı cinse büyük bir ilgi duyarlar. Boğalar çok iştahlıdırlar. Aynı anda biber kızartmasından çikolatalı pastaya ve turşuya kadar her şeyi rahatlıkla yiyebilirler. Bu burcun ünlülerinden bazıları, Hitler, William Shakespeare, Salvador Dali ve Kraliçe Elizabeth’dir.

22 Mayıs – 21 Haziran arasında doğan ikizler genelde ince, çelik ve normalin üzerinde uzundurlar. Işıl ışıl parlayan açık renk gözleri, beyaz ve duru ciltleri vardır. Canlı, sempatik ve dost insanlarıdır. Hızlı konuşur, hızlı düşünür ve zekice espiriler yaparlar.
Çok güzel konuşma yetenekleri sayesinde harika politikacı olurlar. İkizler konusunda hepinizi uyarmak istiyorum. Onlara mektup yazmak ve cevap beklemek gibi bir hataya düşmeyin. Çünkü her ikisinden de nefret ederler.

Marilyn Monroe, John F.Kenndy, Bob Dylan ve Judy Garland ünlü ikizlerdendir.
22 Haziran – 23 Temmuz arasında doğan yengeçlerin güzel yuvarlak yüzleri, geniş gülümseyen ağızları ve biraz öne çıkık dişleri vardır. Sessiz, nazik kişiliklerine uymayan çok komik bir tarafları da vardır. Onlara çok kez çılgınca kahkalar atarken rastlayabilirsiniz. Dikkatli çekmeye bayılırlar. Delice şakalar yapmayı çok severler. Geçmişe saygılı ve vatanseverdirler. Bütün sırlarınızı onlara rahatça anlatabilirsiniz çünkü gerek birer sır küpüdürler. Bu insanlar hakkında, anlamanız gereken bir tek şey vardır: eğer bir şey eskiyse değerlidir, yeniyse kuşku duymak gerekir.

Louis Armstrong, Julius Sezar, Ernes Hemingway ve Ringo Starr da yengeç burcundandırlar.
24 Temmuz – 23 Ağustos arasında doğan aslanların, yele gibi yüzlerinden geriye sarkan saçları, pembe yanakları kıvılcımlar açan gözleri vardır. Aslan bütün hayvanları yönetir. Aslan insanı sizi ve herkesi yönetmeye çalışır. Hafifçe üstünlük taslayarak öğüt vermeyi çok severler. İhtiyacı olan herkese yardım etmek için çabalarlar. Bu burçtan olanlar asla ve asla bekar kalmazlar. Çünkü daima inlerinde gizledikleri bir sevgilileri vardır.

Napoleon Bonaparte, Alfred Hitchcock, Jecqueline Kennedy ve Mussolini aslan burcunun ünlü isimlerindendirler.

Başaklar 24 Ağustos – 23 Eylül tarihleri arasında doğarlar. Olağanüstü güzel, sakin bakışlı, narin burunları, kulakları ve dudaklarıyla son derece ilgi çekici insandırlar. Kalabalıktan hoşlanmazlar. Onları havaya balonlar üflerken, ya da kumdan kaleler yaparken pek göremezsiniz çünkü çatlağı fark etmek için yaratılmışlardır ve her zaman her şeyi eleştirmeye hazırdırlar. Bayağılıktan, aptallıktan ve dikkatsizlikten rahatsız olurlar. Başak ünlülerinden bazıları Greta Gabro, Goethe, Sophia Loren ve Prens Albert’dir.

24 Eylül – 23 Ekim tarihleri arasında doğan terazilerin genellikle yanaklarında iki veya çenelerinde bir gamzeleri vardır. Yüzleri yumuşak, beyaz, bulut gibi bir tebessümleri hiç eksik olmaz. Saçları genellikle kıvırcıktır. Terazilerin tipik özellikleri iyilik, kibarlık, boyun eymeyen bir inatçılık ve kararlılıktır. Haftalarca hatta aylarca çalışacak kadar enerjileri vardır. Bir terazi gibi, her zaman adil olmaya çalışırlar. Kefeleri dengeli olduğu zamanlar mükemmel insanlardır. Brigitta Bardot, Rita Hayworth, John Lenon ve Oscar Wilde terazi burcundandırlar.

24 Ekim – 22 Kasım arası akreplerin dönemidir. Kadife gibi yumuşak, kısık ve son derece etkileyici bir ses tonu, kesin hatlı, geniş bir yüz, oldukça büyük bazen gaga biçiminde bir burun. İşte tipik akrep görünümü. Akrepler çabuk hareket eden ve konuşan, açık ve dost insanlardır. Dostlarına son derece bağlıdırlar ve kendilerine yapılan iyiliğe de kötülüğü de cömertçe karşılık verirler. Yaşam ve ölüm konularına büyük ilgi duyarlar. Madame Curie, Indira Gandhi, Katharine Hepburn ve Fablo Picasso da akrep burcundandılar.

Geniş, yüksel alın, oldukça büyük bir kafa, açık, neşeli bir yüz, yay burcunu belirleyen fiziksel özelliklerdir. 23 Kasım – 21 Aralık arasında doğarlar. Biraz patavatsız diyebileceğimiz davranışların altında, son derece zeki bir kafaları ve yüksek standartları vardır. Hareketsiz oturmaktan nefret ederler. Açıksözlüdürler. Hatta eski bir atasözü olan “Çocuktan al haberi” sözünü “Yay’dan al haberi” olarak değiştirebilirsiniz. Altı yaşındaki bir çocuk kadar içten ve dürüsttürler.

Beethoven, Maria Callas, Walt Disney ve Frank Sinatra yay burcunun ünlülerindendir.
22 Aralık – 20 Ocak arasında doğanlar oğlak burcundan olurlar. Oğlakların ince, düz, siyah saçları, koyu renk gözleri, düzgün ve biçimli burunları, esmer veya yanık tenleri vardır. Bir kuş tüyü yorgan kadar yumuşak görünebilirler ama aslında bir iğneli fıçı kadar çetindirler. Başarıyı sever, otorite ve şerefe saygı duyarlar. Çizdikleri hedefe büyük bir inatla ulaşırlar. Utangaç ve tatlı insanlardır.

Nat King Cole, Newton, Martin Luther King ve Louis Pasteur oğlak burcundandırlar.
Kovalar 21 Ocak – 19 Şubat tarihleri arasında doğarlar. Kovayla ilgili bilgileri vermeden önce doğum tarihimin 9 Şubat olduğunu söylemekte yarar görüyorum. Fiziki özelliklerinden ise bahsetmek istemiyorum çünkü sanırım bunları bende yeterince görüyorsunuz. Özgürlüğü seven kovalar aksi, özgün, kendini beğenmiş ve bağımsızdırlar. Geleceği bugünden yaşarlar. Verdikleri sözleri mutlaka tutarlar ve şimdi bunu büyük bir alçakgönüllülükle söylüyorum. ( Bkz. Linda Goodman Burçlar Kitabı, S.363, Paragraf 3, Satır 14 ) “Bu burç dahiler burcu olarak bilinir ve öyledir de, çünkü ünlülerin % 70’i ya kova ya da yükselen burcu kova olanlardır.”

Einstein, Galileo, Abraham Lincoln ve Ronald Reagan gibi.
20 Şubat – 20 Mart arası balık burcunun dönemidir. Bir balıkla karşılaştığınızda önce onun ayaklarına bakın. Dikkati çekecek kadar küçük ve narindirler ya da aksine kocaman ve hantaldırlar. Hafif fırlak, göz kapakları dolgun, ıslak gözleri vardır. Pek azı uzun boyludur. Genelde yumuşak huyludurlar. Ama öfkelenirlerse zeki ve iğneleyici bir dille insanı çok kırıcı şekilde alaya alırlar. Olağanüstü yetenekleri olduğu halde bazen ileriyi görmek de güçlük çekerler. Buzlu sulara duydukları sevgiden olacak günde en az bir düzine bardak su içme alışkanlıkları vardır.

George Washington, Elizabeth Taylor, Frederic Chopin ve John Steinbeck balık ünlülerinden bazılarıdır.
Verdiğimiz bu genel bilgilerle, birbirimizi tanımamıza esprili bir boyut kazandırdığıma inanıyor ve sözlerimi şöyle bitirmek istiyorum:

BÜTÜN BURÇLAR, TANIŞTIĞIMIZA ÇOK MEMNUN OLDUM!…