Dil Teorisi Makalesi

Günümüzde yaşayan birçok dilin birbiri ile akraba olduğunu görmekteyiz. Birbirine çok uzak coğrafyada olmalarına rağmen Farsça ve İngilizce dilleri akrabadır. Dinleri bile farklı olan bu iki dilin birçok ortak kelimeleri de bulunmaktadır. Demek istediğim dil akrabalıklarında coğrafya, din faktörleri çok mühim bir mesele değil.
 
 Aslında burada bahsetmek istediğim Türkçenin akrabalık içinde bulunduğu iddia edilen dillerdir. İddia dememin sebebi ise bu görüşü savunanlar olduğu gibi karşı çıkanlarda vardır. Altay dil teorisine göre Türkçe, Moğolca, Mançu Tunguzca ve daha az kabul gören bir görüşe göre ise Korece ile Japonca akrabadır. Bu dillerin daha önce Ana Altayca adı verilen dilden ortaya çıktıkları savunulur. Elliden fazla alt lehçeye ayrılan Altay dillerinin en büyük kolunu Türkçe, en küçük kolunu da Mançu Tunguzca oluşturur.
 
 Altay dilleri birçok ortak özelliğe sahiptir. Önemli ses denklikleri bulunmaktadır. Altay dillerinin hepsi bitişkendir. Yeni kelimeler genellikle köküne ekler getirilerek türetilir.
 
 1730 yılında Strahlenberg tarafından Altay dillerinin Ural dilleriyle akraba olduğu ileri sürülmüştür.  Ancak gerçek anlamda karşılaştırmalı çalışmaları W.Schott  başlatmıştır. Altay dillerinin akraba olduğu görüşünü  delillerle ilk defa  Ramstedt ileri sürmüştür.
 
 Akrabalık teorisinin en önemli kanıtı ise elbette ki ses denklikleridir. z/ş r/l denklikleridir. Altay dil teorisinin Türkiye de en önemli savunucu Talat Tekin'dir.
 
 Altay dil teorisine en başta söylediğim gibi karşı çıkanlar olmuştur. Bu teori ortaya atıldığından beri hep tartışalı olmuştur .Benzing  Clausen, Doerfer, Rona-Tas gibi önemli isimler şiddetle karşı çıkmışlardır.