Dil Makalesi

Osmanlı Türkçesi, Arap alfabesi kullanarak Türkçe yazmaktır. Nasıl ki Latin alfabesi kullanarak Türkçe yazıyorsak bundan bir farkı yoktur. Tabi ki dinimiziin etkisi ile, şairlerin Fars ve Arap edebiyatından aldıkları mazmunlar ile dilimize birçok Arapça ve Farsça kelimeler girmiştir. Ancak Osmanlı Türkçesini öğrenmek demek eskiye bir dönüş değildir. Atalarının eserlerini orijinal halinden okuyabilmektir.
   
 Bu bilgileri vermemin sebebi ise son zamanlarda tartışılan Osmanlı Türkçesinin zorunlu ders olmasına getirilen eleştirilerdir. Ne kadar üzüldüğüm bir cehalet gösterisidir bu... Kendini modern aydın zanneden insanların tepkilerine bakınca nasıl bu hale geldik diyorum. Fuzulinin, Bakinin, Nef'inin eserlerini direk okuyabilmek o ahenkle o lisanla ruhumuza işlemesi ne hoş..
   
 Ne yazık ki buna benim gibi bakan birçok insan olmasına rağmen tersini düşünen birçok kişide var. Bu kişiler okumamış, yazmamış insanlar olsa bu kadar tepki vermeyeceğim okumuş cahillerden korkacaksın. Osmanlı Türkçesini öğrenmek demek Arapça öğrenmek demek değildir, ya da eskiye dönüş değildir. Aksine ileriye gitmektir. Bizim beğenip okumadığımız bir çok eser şimdi Avrupa kütüphanelerinde saklanıyor. Onlar okuyor senin beğenmeyip de okumadığın eserleri. Onlar sosyal bilimleri ilerleterek ileriye gidiyor. Sadece fen ile olmaz. Kendi tarihlerini araştırdılar enine boyuna Türkoloji enstitülerinde senin dilini tarihini araştırıyorlar.
   
 Kısacası bu konuya parti ya da siyaset meselesi ile bakmak yerine elinizi vicdanınıza koyarak, tarihinize, edebiyatınıza, bakarak yaklaşın. 100 sene önce yazılmış bir eseri okuyamamak ne ayıptır kanımca.. Bırakın bari çocuklarımız edebiyatını güzelce tüm gerçekçiliği ile öğrensinler.