Kralın Ölümü Makalesi

Kişisel geçmişi ve görünüşü de yüksek yerlerde saygı görmesineyetmiyordu. Öncelikle ordusunu savaş alanına kendi götüren askeri birliderdi.
Bunun sonucu olarak da birçok yerinden yara almıştı. Aldığı kötüdarbelerden biriyle bir gözünü kaybetmiş ve bir mızrak darbesiyle debaldırından yaralanmıştı. Bu yaraların ikisi de doğru düzgüniyileşmeyip sürekli irin akıtıyorlardı. Özellikle bacağından çok kötübir koku geliyordu. Ayrıca dedikodulara göre, tahtı ele geçirebilmekiçin anne katili olarak affedilmez bir suç işlemişti.
Özel yaşamı da aynı derecede skandallerle doluydu. İlk karısı Dionysiusrahibesi, yani bugünkü söylemle tapınak fahişesiydi. O zamanlar böylebir iş çok kabul görüyordu ve o da küçük bir kralın kızı olduğunu iddiaediyordu. Gerçek skandal ise halkın önünde kavga etmeleriydi. Philip’ebir oğul doğurdu, efsanevi İskender’i ve sonra İskender’in babasınınPhilip olmadığını, tanrı Zeus’un bir yılan kılığına girerek odasınagirdiğini ve çocuğun Zeus’dan olduğunu her yerde konuşmaya başladı.
Günümüzün politika ve seks skandalleri Pella’nın başkentinde kraliyetsarayında dönen olaylar karşısında hiç kalır. Karısı, Philip’i resmenboynuzladığını açıklıyordu. Kadının yılanlarla dolaştığı bilinmekteydi.Kral da, kendisiyle yatmak isteyen herkesle, erkek-kadın ayırt etmedenyatma arzusuyla tanınıyordu.
İskender’le olan ilişkisi sevgi-nefret ilişkisi olarak tanımlanabilir.Bir yandan aralarında gerçekten sevgi dolu anlar geçiyordu. Philip,zamanın en ünlü hocası Aristoteles’i İskender’e ders vermesi içingetirtmiş ve burnu havada Yunanlıların çocuğa saygı göstermeleri içinyanıp tutuşmuştur. İskender de katıldığı ilk büyük savaşta babasınınetrafı düşman askerleriyle çevrildiğinde onu kurtarmak için ileriatılmıştır. İskender, kelimenin gerçek anlamıyla kendisini babasıyladüşman mızrakları arasına atmıştı.
Diğer bir yandan da aralarında bir nefret vardı. Özellikle çocuk erkekolma yaşına geldiğinde. Çocuğun annesi ve babası arasındaki kırgınlıkyıllarca sürmüştü. Philip, İskender yaşlarında bir kızla ikincievliliğini yaptığı sırada işler iyice kızıştı. Düğün şölenindePhilip’in sarhoş arkadaşlarından biri yeni evliliğin ve tahta yasal birvaris olasılığının şerefine kadehini kaldırdı. Sonuç olarak dababa-oğul yumruklaşmaya başladılar ve aynı gece İskender ve annesişehirden kaçtı. Bu çok akıllıca bir hareketti, çünkü Philip sarhoşöfkesiyle ikisini de öldürtebilirdi. Bir süre baba ve ana-oğul arasındasavaş sürdü. Sonunda bir barış anlaşması yapıldı ve ana-oğul geridöndü.
Bu arada Philip’in tüm Yunan dünyasını dize getirme rüyasıgerçekleşmeye başlıyordu. İÖ 338′de geçen tarihi Chaeronea Savaşı’ndaPhilip, güçlerini birleştirerek kendisinden iki katı büyüklükte birordu oluşturan Atina-Theb güçlerini yendi. Bir sonraki yılda Korint’teKorint Anlaşması yapıldı. Bu müttefik anlaşmasına göre bütün YunanistanPhilip’in himayesinde olacaktı. Her ne kadar sosyal açıdan eşitgörülmese de, ordusunun gücü sayesinde Yunanlıların en büyük savaşçısıolarak saygı görmesine ve Pers İmparatorluğu’na karşı Asya’ya doğruharekete geçme hazırlıklarına başlamasına neden oldu.
Ama İskender durumu bozan tek unsurdu. Makedonya Kralı tarafından elçiolarak gönderildiği Yunanistan’da törenlerle zaferler kazanmış birkahraman gibi karşılanmıştı. Babayla oğul arasındaki fark çok açıktı.İskender, ne pis kokulu yaralan olan sinirli bir savaşçı, ne dealkolden ve aşırı seksten yorulmuş yaşlı bir adamdı. Birçok kişi gençİskender’i dünyada vücut bulmuş bir tanrı gibi akıllı, esprili, iyihuylu, fiziki açıdan güçlü, çok yakışıklı, mükemmel bir Yunanlı olarakgördü.
İskender’in başarılı Yunanistan gezisi Philip’in kulağına geldi ve dahafazla huzursuzluk yarattı. Orduları yöneten, savaşları kazanan yaşlıkraldı. Ama bütün şöhreti bu genç adam topluyordu. Dahası, bir zamanlarkarısı Olympias’ın ağzından dökülen rahatsız edici söylentiler ortadadolaşmaya devam ediyordu; İskender’in damarlarında Philip’in değil, birtanrının kanı dolaşıyordu.
Pers İmparatorluğu’na yapılacak sefer hazırlıkları sırasında Pella’dadini bir festival ve oyunlar düzenlendi. Philip kral olduğundan aynızamanda baş rahipti. Törenleri başlatmak için baş rahip olarakmaiyetiyle beraber tapınağa ve sonra da arenaya gitmek onun göreviydi.Bütün Yunan devletlerinin temsilcileri de orada bulunacaktı. ÇoğununPella’ya ilk gelişiydi. Şehir kendini hazırlıklara verdi. Ne de olsaPella artık bir barbar şehri değildi, kendisini Yunan medeniyetinin vekültürünün yeni merkezi olarak kanıtlamalıydı.
Festival, Philip’in yeni karısı ve yeni doğan oğluyla daha bir coşkukazanmıştı. Philip’in yaşlı içki arkadaşları ve yeni karısının aileside gayri meşru bir lekeyle kirlenmiş tahtın sonunda meşru bir varisiolduğunu uluorta konuşuyorlardı. Ayrıca gerginliği artıran bir başkaolay daha vardı.
Philip’in aynı zamanda özel koruma görevlilerinden olan eski erkeksevgililerinden biri, Philip için rakiplerinden biriyle kavga etmişti.Rakibi bir çatışmada ölmüş ve son isteği de kendisiyle yarışmaya kalkankorumanın ortalık bir yerde aşağılanması olmuştu. Ölen rakibin isteğiyerine getirildi; Philip’in eski aşığı bir partiye davet edilip buradaelleri kolları bağlandı ve kölelerle hizmetçilerin aşağılaması içinsokağa öylece atıldı.
Philip’e şikayet etmeye ve adalet dilemeye gittiğinde, Philip bu olayıçok komik bir şaka olarak buldu ve kendisini koruyamadığı içinkahkahalarla gülerek sarayından çıkarttı. Bu gibi olaylar, kumpaslarartık had safhaya gelmişti.
Maalesef tam da bu sırada Philip’in aklına harika sandığı bir fikirgeldi. Görünüşü yüzünden maruz kaldığı alaylardan, tercihlerinden vezorbaca davranıyor bulunmaktan bıkan Philip, törene Yunan usulündekatılmaya karar verdi… Yani yürürken yanında silahlı korumalarındanhiçbiri bulunmayacaktı. Yunan kent devletlerinin yöneticilerinin çoğutiran olarak adlandırılmaktan korktuklarından, sokaklarda rahat rahatdolaşırlar, resmi törenlere diğer vatandaşlar gibi tek başlarına,korkmadan, silahsız ve korumasız katılırlardı. Çünkü sadece nefretedilen bir kral yanında koruma görevlisi bulundurma ihtiyacıhissedebilirdi.
Böylece Philip, festival sabahında en güzel kıyafetlerini giydi, geçittöreninin önünde yerini aldı, ağır aksak, topallayarak ilerledi vehalkın alkışlarına el sallayarak karşılık verdi. Elbette böyle asil birhareketle yabancı konuklardan çok olumlu eleştiriler aldı… vecanından oldu. Arenaya giden tünelin içine girer girmez reddedilen eskiaşığı birdenbire elinde bir hançerle ortaya çıktı ve Philip’in göğsünehançeri sapladı. Philip arenaya doğru sendeledi ve kendi kan gölününiçine düştü.
Şanssız suikastçı da hemen o anda İskender’in arkadaşları tarafındanyakalandı ve öldürüldü. Birkaç saat sonra yeni gelin de kaderiylekarşılaştı. Philip’in eski eşi Olympias onu bîr köşeye sıkıştırdı veintihar etmenin hunharca öldürülmekten daha iyi olduğunu söyleyerekgenç kadının ve bebeğin ortadan kaldırılmasını izledi. Günün sonunadoğru artık İskender’in tahta çıkması kesinleşmişti.
Kumpas olabilir mi? Dönemin tarihçileri, Büyük İskender zamanındaolayları naklederlerken onun suçsuzluğunu yazmışlar ama Olympias’lailgili değerlendirmelerin ucunu açık bırakmayı yeğlemişlerdir. Enazından Philip, hep istediği gibi sosyal açıdan takdir toplayabilmiş veçevresinde kendisine yardım edecek korumaları olmadan gerçek birYunanlı gibi ölmüştü.