Kumar Makalesi

Mücadelecilik, üstün olmak arzusu, bir yere ulaşınca daha yukarılara çıkma hırsı insanın doğasında vardır.
Durup da şöyle bir düşündüğümüzde görünüz ki; hayat bazen bir risk ve şans dünyasıdır.

Çoğu zaman sonucunu bilemediğimiz işlere girişir, büyük riskleri göze alarak hayati önem taşıyan kararlar veririz. Doğumdan ölüme dek başarılar olduğu kadar başarısızlıklar da vardır. Ama burada hatalar varsa, insan oluşumuzdan dolayıdır. Bu başarısızlıklar nasıl olursa olsun sonuçta anormal hırs ve arzuların ürünü değildir.

İnsanoğlu, kazanmağa karşı sürekli bir açlık duyar. Bu; kiminde yol gösterici, azim verici olur. İstenilen yere ulaşılır, dengeli bir hırsın ürünü olarak gerçekleşir. Fakat aşırı hırs, ihtiras, kolay kazanma arzusu tehlikeli boyutlara ulaşır da, insanlar mantık dışı boş hayaller peşinde koşarlarsa, konu ne olursa olsun kumara girilmiştir.

Kumarı; insanların ellerindeki küçük değerleri, kolay yoldan büyük değerlere çevirmek olarak tarif edebiliriz. Böyle kazanılacağı benimsendiği zaman, kişi yazı tura gibi bir bahiste başlayıp kumar masalarına kadar uzanır. En basitinden en karmaşığına kadar kumar, onları çıkılmaz bir batağın içine sürükler. Başlangıçta her şey güzeldir. Kazanmanın verdiği hazzın coşturduğu duygular, ya da kaybetmenin arttırdığı hırs kişiyi bir bağımlı haline getirir. İnsanı ölüme götürmeyen bu bağımlılık yaşam tarzı haline gelir. Bir ahtapot gibi onu her yönden sarar ve derin bir karanlığa sürükler. Maddi varlıklar birer birer biter, borçlanma başlar. Bunalımlar, arkasından acılar gelir. Aile ve topluma olan bağlar, bu acımasız tutkunun kollarında eriyip yok olur. Kumar yoluyla çok kazanmak için çıkılan yol, kocaman bir hiçe götürür kişiyi.

Çoğu kişiler kumarı kötüler, oynayan ve oynatanları eleştirir de; bazıları tesadüf bile olsa onunla yüzyüze geldikleri zaman kendilerinden geçer, kurnazca hazırlanan tuzağın pençesine düşerler. Kumarda her zaman bir kaybeden, bir de kazanan vardır. Oynayanlar daima kaybeder, oynatanlar ise kazanır.

Toplumlar; kumara karşı çeşitli kanun ve tedbirlerle korunmasına karşı, gerek yasağın uyandırdığı istek gerekse kolay kazanma hırsı insanlara asırlardır kumar oynatmaktadır.
Piyango ve benzeri şans oyunları da kimine göre kumardır. Ancak bunlar bilinçli bir şekilde maddi ve manevi hiçbir zarara uğramadan, oynanırsa kumar sayılmayabilir.

Bağımlı hale gelenlerin ortak noktaları vardır. Direnme gücü zayıflığı, bilinçsizlik, zayıf irade, sevgi ve eğitim eksikliği olarak sıralayabiliriz. Kumarın ilacı yoktur. Tedavisi çok zordur. Tedavi edilebilir ama kurtulma şansı çok azdır. Onun için büyüklerimiz bize uzak durmamızı devamlı öğütlerler. Kumardan uzak kalmanın yolu; iyi bir aile terbiyesi, sağlam irade, eksiksiz bir eğitim, kuracağımız sağlam arkadaşlıklar ve toplumda edineceğimiz iyi bir yerden geçer. Bu özelliklere sahip kişilerden de, ona kapılmak bir yana deneme girişiminde bulunmaları dahi beklenemez. Yaşam, tüm güzellikleriyle onlardan yanadır ve olmaya da devam edecektir.