NAZIM HİKMET

1902 Selanik doğumlu olan şairimiz, Galatasaray Lisesi ve Nişantaşı Numune Mektebindeki öğreniminden sonra Heybeliada Bahriye mektebine devam etti. Hamidiye Okul gemisinde stajyer güverte subayı olarak görev yaparken sağlık nedeniyle ordudan ayrıldı. (1920)

İşte bu sırada yurt sevgisiyle ilgili ilk şiirleri yayımlandı. Vatan özlemini en üst noktalarda işlediği bu şiirlerinde Kurtuluş Savaşına da geniş yer vermiştir. İşte bu konudaki şiirlerine örnek (BU MEMLEKET BİZİM) adlı şiirinden birkaç dize.

Dört nala gelip uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine
Bu hasret bizim

Şiirlerinin bazıları o dönemlerde sakıncalı bulunduğu için hakkında bir çok soruşturma açılan Nazım Hikmet 1951 yılında yurttaşlıktan çıkarıldı.
Soruşturmalar, mahkemeler, haklılığı veya haksızlığı bir yana Nazım Hikmet’ten bahsedipte O’nun Atatürk şiirlerine değinmemek mümkün değil. İşte bir örnek:

Paşalar O’nun arkasındaydılar.
O saati sordu.
Paşalar “ÜÇ” dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar.
Eğilip durdu.
Bıraksalar İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi yanarak
Kocatepe’den Afyon Ovasına atlayacaktı.

Nazım Hikmet’ten mücadeleci, kolay teslim olmayan, kısacası kavgacı bir şair olarak bahsettik. Oysa Nazım sadece mücadeleciliği değil, sevecen, insan ilişkileri kuvvetli ve sosyal bir insandı.

Hayatı boyunca değişik ülkeler gezdi, çok farklı toplumların içinde bulundu ve gittiği ülkelerin insanlarına istisnasız uyum sağladı. İşte Nazım Hikmet’in farklı bir yönü ve bunun sonucunda yazdığı güzel bir şiirinden birkaç dize…

O mavi gözlü bir devdi,
Minnacık bir kadını sevdi.
Kadının hayali,
Miniminnacık bir evdi.
Bahçesinde ebruli
Hanımeli açan bir ev.

Elleri öyle büyük işler için
Hazırlanmıştı ki devin,
Yapamazdı yapısını,
Kuramazdı çatısını
Bahçesinde ebruli
Hanımeli açan evin.
Nazım’ın Batum’da sevdiği bir kadın için yazdığı bu dizelerin ardından serüvenin sonuna geldik. En büyük isteği olmasına rağmen son yıllarını ülkesinde geçiremeyen Nazım Hikmet, 1963 yılında MOSKOVA’da hayata veda etti…