Piyango ve Loteryalar Makalesi

PİYANGO VE LOTARYALAR

FORTUNA IMPERATRIX MUNDI
(”KADER, DÜNYANIN İMPARATORİÇESİ” )

Piyango sözcüğü nereden geliyor biliyor musunuz? Bir zamanlar İtalya’da kartlarla oynanan bir lotarya sisteminde kazanan kağıtların rengi olan beyazın İtalyancasından, yani “Bianco” kelimesinden. Lotarya ise Latince’de “pay, hisse, ikramiye” demek olan “Lot” kelimesinden türetilmiş.

Lotaryalar, düzenlenmesi basit olduğundan para toplamak için çekici bir yol sayılıyorlar ve dünya çapında son derece yaygınlar, ancak bir türlü ahlaksal ve toplumsal açıdan eleştirilere uğramaktan kurtulamıyorlar.

Oysa piyango ve lotaryaların tarihi ilk çağlara kadar uzanıyor. Bu konuda ilk örneklere Kitab-ı Mukaddes’te rastlanıyor, örneğin Eski Ahit’te, Tanrı Hz. Musa’ya İsrail halkı arasında bir sayım yapmasını ve onlara kura yoluyla toprak dağıtmasını emrediyor. Bunun yanında Roma İmparatorlarından Neron ve Augustus’un şenliklerde piyangolar düzenledikleri biliniyor.

Avrupa’da ise ilk piyangolar 15, yy.’da ortaya çıkıyor. Ancak ilk sistemli piyango çekilişi 1530 yılında Floransa’da gerçekleştirilmiş. Bu şans oyunu ulusal boyuta ilk defa Fransa’da ulaşıyor, bundan sonra İngiltere’ye oradan da tüm Avrupa’ya yayılıyor.

Devlet yöneticilerinin lotaryalara bu kadar ilgi göstermelerinin sebebi ise, kolay yoldan hazineye para girmesi. Hatta başlangıçta her yeniliğe olduğu gibi piyangolara da karşı çıkan Katolik Kilisesi bu işteki parayı görünce hemen bir kuruluşuna bilet bastırtıyor ve ardından da işi sağlama almak için sin adamlarına halkın Vatikan biletlerini almasını sağlamak için vaaz vermelerini söylüyor.

Fakat 19. yy’da hızla yayılan lotarya sistemi ile halkın bazı fertlerinin birden zenginleşmesi burjuvaların çıkarlarına uymuyor ve toplumsal değerlerin ayaklar altına aldığı iddiasını ortaya atıyor. Tam bu sırada İngiltere’de İngiliz lotaryasının organizatörlerinin toplanan parayla kaçmaları konuya tuz biber ekiyor. Böylece lotaryacılık tüm dünyada yasaklanıyor!

Ancak Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan kriz ortamında insanlar şans oyunlarına tekrar hücum ediyorlar.

Sonunda sırayla birçok ülkede bu oyunlar ‘Piyango Kanunları’yla resmen kabul ediliyor.

Amerika’da ise ilk resmi lotarya ancak 1964 yılında büyük çekimserlikle düzenleniyor, öyle ki hükümet bu lotaryanın çekilişinde bir FBI ajanı görevlendiriliyor.

Zamanla piyangolar burada gönüllü vergi toplama yolu olarak nitelendirilmeye başlanıyor. Amerika 1993 yılında 4.281.200.000.000 lirayla bir kişiye verilen ikramiye rekorunu kırıyor.

Asya ülkeleriyse şans oyunlarına karşı hala daha oldukça çekimser, örneğin bugün Çin Halk Cumhuriyeti’nde piyango ve lotarya yok.

Gelelim Türkiye’ye : Osmanlılar’da resmi piyangoların tarihi 1909 yılına dayanıyor. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra piyango düzenleme yetkisi önce Tayyare Cemiyetine daha sonraysa Milli Piyango İdaresi’ne veriliyor. İlk Tayyare Piyangosu’nda tam bilet fiyatı 1 Lira iken Bugün 300.000 Lira.

Günümüzde devletler piyangoları önemli vergi toplama mekanizmaları olarak değerlendiriyorlar. Mesela Amerika da bu yolla 1993 yılında 300 Trilyon Lira toplanmış. Üstelik ne vergi memuruna, ne de defter kontrolüne gerek var. 1993 yılındaki dünya cirosu ise yaklaşık 3,5 katrilyon lira.

Bunca krize karşı bu sektörde 1993 yılında 1992 yılına oranla % 16,8’lik bir artış görülüyor. Buda piyango ve lotaryaların ekonomik krizden en ufak bir şekilde etkilenmediklerini gösteriyor. İlginç değil mi?

Ancak sanılanın aksine dünyada en çok lotarya oynayan kesim yoksul ve orta kesim değil, zenginler.

Bu durumu psikologlar düşük kazanma şansına bağlıyorlar. Çünkü bu loto oyuncusunun 6 rakam yakalaması yaklaşık milyonda 7 ihtimal.

Lotarya sadece devletin sattı piyango biletleriyle sınırlı değil. Biletlerin yanında kazı – kazan, loto, süper-toto, bingo gibi oyunlar da çok tutuluyor. Tüm bu oyunların yanında, tiraj arttırmak için, her gün pek çok basın yayın organı tarafından dağıtılan kuponları, gerçekleştirilen çekilişleri unutmamak gerekli.

Bu arada size bir müjdem var! Halk arasındaki heyecanı , piyango tutkusunu gören ve bu işten yüklü miktarda para kazanan devletler o kadar etkilenmiş görünüyor ki, ileride uygulanacak, uydu sistemli bir “Dünya Piyangosu” hazırlama girişimindeler. Bu piyangoya önce her ülkenin vatandaşları daha sonrada sadece devletler tek tek katılacaklar.
Haydi şansımız açık olsun!!!