Sevgi ve Hoşgörü Makalesi

Doğanın gerçekten bir yasası varsa, daha doğrusu hayvanlarla bizim her yerde ve her zaman ortak bir içgüdümüz olabilirse, bu iç güdü şüphesiz sevgidir.
İçgüdü diyorum, çünkü sevgi insanoğlu ve hayvanlarda içgüdüsel olarak başlar. En basit, tabi ki en güzel olanı da annelik içgüdüsüdür. Yani bir anne ile çocuğu arasındaki sevgi, daha sonra başka sevgiler girer insanın hayatına. Kardeş sevgisi, akraba sevgisi, okul öğretmen, arkadaş, fakat, yalnız kişilere duymayız sevgimizi, Yaşadığımız çevreyi, doğaya, işimize, özel bir eşyamıza, müziğe, resme, edebiyata ve daha burada sayamayacağım birçok şeye, büyük de olsa, küçük de olsa sevgi duyarız.
Sevgi, beraberinde diğer duyguları da getirir. Hoşgörü, bunlardan birisidir. Karşılıklı sevginin ortamlarda kuşkusuz, karşılıklı hoşgörü de vardır.
Büyüklerimizin, bizlerin yapmış olduğu hatalara karşı gülümseyerek doğru olanı göstermesi ne güzel bir davranıştır. Böyle hoşgörülü bir ortamda büyüyen çocuğun ileride topluma faydalı bir insan olacağı muhakkaktır.
Hoşgörülü insan hiçbir şeyin zorbalıkla, bağırarak çağırarak doğru olmayacağının bilincindedir. Böyle bir insan karşısında konuşan bir kişinin fikirlerini çok ters olsa bile onu sonuna kadar dinler ve kendince doğru olanı ona anlatır. Karşılaştığı kötü davranışlara tepkisi ise, bunu yapan insana, yapması gerekeni göstermektir. Kötüye karşı kötünün sonuçlarının da kötü olacağını bilir.
Şunu unutmayalım ki, hoşgörü, hiçbir zaman boşvermişlik değildir. Hoşgörünün temelinde yatan,yanlış olanı doğru bir yolla düzeltmektir. Bu, gerektiğinde yumuşak, gerektiğinde tatlı bir dil ama kişiyi bu davranışından caydırarak onu başka bir düşünceye yöneltecek bir davranış olabilir.
Hoşgörülü toplumlarda huzur ve barış vardır. Sonuçta hepimiz insanız. Hata yaparız, hata yapanları görürüz. Bunu normal karşılayıp sevgi ve hoşgörü ortamı yaratırsak, eminim ki tüm sorunlar sona erer.

 

2 yorum

Bu Linki Tıklayarak Makale İçin Yorum Yapabillirsiniz.

Gizle
2015.02.03 Yazan kişi paraclick üyesiyim Burak ŞAHİN
Sevgi ve Hoşgörü ailenin ayakta durmasını sağlayan en önemli etken ve de faktördür. Büyükler küçüklerine karşı ne kadar sevgi ve hoşgörüde bulunursa küçükler de aynı şekilde büyüklerine saygılı birer birey olarak yetişir. Toplumumuzda bu tür ikili ilişkilere önem verilmelidir. Aksi takdirde daha sonra yetişen nesil büyüklerine karşı saygı göstermez, topluma kötü ahlaklı birer birey olarak yetişirler ki bu da toplum ve huzurlu yaşam açısından hiç iyi bir davranış olmaz. Bunun neticesinde büyükler küçüklerine sevgi ve höşgörüyle küçüklerde aynı şekilde saygıyla yaklaşmalıdırlar.
Yazan kişi