Özelleştirme Makalesi

Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında ülkede sermaye ve yatırımcı kişilik çok azdı. Bu durum devleti ülke kalkınması için sanayi dallarında yatırım yapmaya itti. Bunlar arasında Sümerbank, Etibank, Demir Çelik İşletmeleri sayılabilir. Bu işletmeler o yıllarsa önemli görevleri yerine getirdi. Ülke ihtiyaçları tatmin edildi. Özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarında önemli kıtlıkların ortaya çıkması önlendi. Ayrıca bu kuruluşlar ülkede yöneticilerin yetişmesi için faydalı oldu. Bu kişiler sonraki yıllarda özel sektörde görev yaptılar.

Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) sayıları yıllar boyunca giderek arttı. Türk ekonomisi içinde iş sahası yaratılması ve üretim açısından ağırlık sahibi oldular. KİT’ler o kadar gelişti ki ekonominin her kesiminde yer aldılar. Bankacılıktan turizme, ağır sanayiden tekstile, şeker, sigara, alkollü içki üretimi ve dağıtımı hep KİT’lerin elindeydi.

Zaman içinde KİT’ler dünyadaki yönetim ve teknolojik gelişmelere ayak uyduramadılar. Yapılarında fazla eleman bulunması, fiyatların düşük tutulması, ülke ekonomisine büyük bir yük getirmeye başladı. Devlet KİT’lerin devamını sağlamak için halktan topladığı vergileri KİT’lerin devamı için kullanmaya başladı. Bir diğer yolda para basarak kaynak sağlamaktı. Bu ise ülkede yüksek enflasyona yol açtı.

KİT’lerin çok yaygın ve büyük olması, çok eleman çalıştırmaları üzülerek söylemek gerekirse politikacıların sürekli bu birimlere eleman yerleştirmeleri hep bu olumsuz etkilere neden olur. Eleman sayısı hep artmış, verimlilik düşmüş, KİT’ler zor bir döneme girmiştir. Fakat şu da bir gerçektir ki “sosyal devlet” olma politikası gerçekleştirilmiştir.

Doğu Blokunun çöküşü ile birlikte Avrupa’da hızlı bir değişim yaşanmıştır. Doğu Bloku ülkeleri hızla eski ekonomik sistemlerini terk edip yeni bir sistem arayışı içine girdiler. Bu ülkede mevcut olan devletçilik politikaları minimuma indirildi. Tesislerin kapatılmasına ve satılmasına karar verildi.

Ülkemizde özelleştirme çabaları ise bunlardan ayrı olarak tamamen devletin ekonomideki rolünün küçültülmesi yolunda uygulanmaktadır. KİT’leri daha verimli şekilde yönetecek, kar ettirecek, vergi verip ulusal gelire katkıda bulunacak bir sisteme gidilmek istenmiştir. Bu amaç doğrultusunda yasalar çıkartılmış, komisyonlar kurulmuş, özelleştirmenin şekli tartışılmış, en iyi yollar araştırılmıştır. Sonuçta uygun bir yasa yürürlüğe konmuştur. İlk uygulama doğrultusunda ülkenin önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Karabük Demir işçi sendikalarına devredilmiştir. Ancak bu gelir getirmeyen bir özelleştirmedir. Amaç bu tesislerin girişimcilere satılması ile olabilecektir.

Özelleştirme tümüyle uygulandığı takdirde sahip olunan tesisler daha verimli çalışacak, daha iyi vergi toplanıp altyapı yatırımlarına girişilecek, yeni sahalar açılacaktır. Böylece enflasyon oranı düşecek ve daha sağlıklı sosyoekonomik yapı ortaya çıkacaktır.